İran’a saldırıda ikinci perde açıldı. İlk saldırı geçen yıl 13 Haziran’da İsrail tarafından başlatılmıştı. 12 gün süren savaşta, İsrail’den İran’a atılan bombalar ve İran’dan İsrail’e atılan füzeler dünya ekonomisini sarsmıştı. Özellikle enerjinin kalbi niteliğindeki Hürmüz Boğazı’na yönelik endişeler nedeniyle brent petrolün fiyatı yüzde 20’ye yakın artarak 79 doları devirmişti. Güvenli liman altının onsu (31.1 gram) ise 3 bin 320 dolardan 3 bin 432 dolara kadar yükselmiş, gram altın 4 bin 360 lirayla rekor kırmıştı. Savaş 24 Haziran’da sona erince piyasalar rahatlamıştı. Fakat bu savaşın 12 günle sınırlı kalmadığı dün anlaşıldı.

KAPALIÇARŞI ÇOK HAREKETLİ

ABD ile İran arasında devam eden müzakereler savaşı önleyemedi. ABD’nin İran’a yönelik büyük bir operasyon başlattığını duyuran ABD Başkanı Donald Trump, “Amacımız, İran rejiminden gelen tehditleri ortadan kaldırarak Amerikan halkını savunmaktır. İran asla nükleer silaha sahip olamaz” açıklaması yaptı. İran, ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık İsrail’e onlarca balistik füze ateşlendiğini duyurdu. Her ne kadar spot piyasaların kapandığı bir günde bu saldırılar gerçekleşe de 24 saat işlem gören kripto piyasalarda ve piyasanın kalbinin attığı İstanbul Kapalıçarşı’da ilk tepkiler görüldü. Ana gösterge ise altın fiyatları oldu.

AL-SAT FARKI 400 LİRA OLDU

Hem belirsizlik hem de talep artınca altının gram satış fiyatı dün Kapalıçarşı’da 8 bin 18 lirayla rekor kırdı. Kuyumcular bu artışa rağmen talebin yoğun olduğunu söyledi. Altının ons (31.1 gram) fiyatı cuma günü 5 bin 280 dolardan kapanmıştı. Gram altının ekran satış fiyatı da haftayı 7 bin 450 liradan tamamlamıştı. İran’ın 9 ülkeye birden füze atması “Acaba savaş bölgeye yayılır mı?” endişesi yaratınca altına hücum yaşandı. Fiziki altının al-sat farkı 400 liraya kadar çıktı. Yani kuyumcular 7 bin 600 liraya aldıkları gram altını 8 bin liradan satmaya başladı. Günlük artış yüzde 5.8’i buldu. Çeyrek 13 bin lirayı geçti. Yurtiçi ve yurtdışı kilogram fiyat farkı 3 binden 7 bin dolara fırladı.

ONSU 5 BİN 500 DOLARI DEVİRDİ

Posta'dan Bilal Emin Turan'ın yazısına göre, global altın fiyatları Şanghay, Londra ve Şikago emtia borsalarında kontratlarla belirleniyor. Hafta sonu bu borsalar kapalı. Ama kripto piyasalarında, Pax Gold/Tether veya Tether Gold gibi altına dayalı dijital varlıklar işlem görüyor. Pax Gold dün 5 bin 518 doları, Tether Golda ise 5 bin 434 doları gördü. Gün içinde haber akışına bağlı olarak sert dalgalanmalar yaşandı. Kripto paralar çakıldı. Bitcoin yüzde 5, Ethereum ise yüzde 7 düştü. Operasyonun asıl yansıması pazartesi itibarıyla Asya piyasalarından başlayarak görülecek. Jeopolitik gerilimle borsa gibi riskli varlıklardan kaçan paranın altın ve faiz gibi güvenli alanlara park etmesi bekleniyor.

İran’a saldırıda ikinci perde açıldı. İlk saldırı geçen yıl 13 Haziran’da İsrail tarafından başlatılmıştı. 12 gün süren savaşta, İsrail’den İran’a atılan bombalar ve İran’dan İsrail’e atılan füzeler dünya ekonomisini sarsmıştı. Özellikle enerjinin kalbi niteliğindeki Hürmüz Boğazı’na yönelik endişeler nedeniyle brent petrolün fiyatı yüzde 20’ye yakın artarak 79 doları devirmişti. Güvenli liman altının onsu (31.1 gram) ise 3 bin 320 dolardan 3 bin 432 dolara kadar yükselmiş, gram altın 4 bin 360 lirayla rekor kırmıştı. Savaş 24 Haziran’da sona erince piyasalar rahatlamıştı. Fakat bu savaşın 12 günle sınırlı kalmadığı dün anlaşıldı.

10 BİN LİRAYA YÖNELEBİLİR

Bu savaşın 12 gün savaşlarından daha uzun süreceği tahmin ediliyor. Dolayısıyla bölgede gerilim çok yüksek. Diğer taraftan Pakistan- Afganistan savaşı da gerilimlerin bölgeyi ateş çemberine aldığını gösteriyor. Böyle durumlarda altın ve gümüş gibi kıymetli madenlere talep zirve yapar.

Eğer savaşın uzayacağı ve yayılacağı algısı oluşursa pazartesi itibarıyla gram altın, rotayı 10 bin liraya çevirebilir. Gümüş sanayi metali de olduğundan dünyadaki büyümeye yönelik kaygılar ve Çin’in nadir minerallerle ilgili atacağı yeni adımlar fiyatta belirleyici olacak. Ancak savaş ortamlarında ilk tercih genelde altından yana oluyor.

ACELECİ DAVRANAN KAYBEDER

Ons altının önceki rekoru olan 5 bin 600 doları aşması, 6 bin ve 6 bin 500 doların önünü açacaktır. Eğer savaş 1 hafta gibi kısa süreli olursa bu durumda altında aynı hızda düşüşleri görebiliriz. Bu nedenle altın alıp-satarken kaygılarla aceleci davranmamak gerekiyor. Piyasadaki sakinleşmeyi görmeden al-sat makasının 300-400 liralara çıktığı bir ortamda altına hücum edilmemeli!

Yine dünya ekonomilerine yönelik tansiyonu artıracak en önemli nokta ise enerji arz güvenliği olacak. Hürmüz’ün uzun süre kapalı kalması dünya ekonomilerini felç edebilir. Trump bu yüzden İran donanmasının yok edileceğini açıkladı. Yani İran’ın bu yöndeki adımlarını önlemek istiyor.

GÜNLÜK 20 MİLYON VARİL

Basra Körfezi’nin ağzındaki dar bir su yolu olan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu’daki petrol ve LNG üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına bağlıyor. Orta Doğu’daki petrol üreticilerinin sağladığı günlük 17-20 milyon varil ham petrol ve kondensat, Hürmüz Boğazı üzerinden küresel piyasalara sevk ediliyor. Dünya piyasaların günlük petrol ihtiyacı 100-105 milyon varil seviyesinde. Yani bu talebin yüzde 20’si Hürmüz’den geçiyor.

EN BÜYÜK ALICISI ÇİN

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, petrol hacminin yaklaşık yüzde 70’i bu yolla Asya’ya ulaşıyor. Özellikle Çin, Japonya, Hindistan, Güney Kore, Singapur, Tayland, Pakistan ve Filipinler, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol tedarikinin ana alıcıları arasında yer alıyor. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin LNG gemilerinin neredeyse tamamı da küresel LNG ticaretinin yüzde 20’sinin sağlandığı bu noktadan uluslararası piyasalara ulaşıyor. Avrupa, Hürmüz Boğazı’ndan sağlanan LNG tedarikinin ana alıcıları arasında yer alıyor.

PETROL 7 AYIN ZİRVESİNDE

İran, ABD ve İsrail’in saldırılarına anında yanıt verdi hatta Hürmüz Boğazı’nı kapattı. Petrol ve LNG arzında aksama yaşanabileceğine yönelik endişeler, petrol ve doğalgaz fiyatlarında sert yükselişlere yol açabilir. Yani savaşın uzaması tüm dünya ekonomilerini ateşe atacak. Cuma günü brent petrolün varil fiyatı yüzde 2.82 artarak 73 dolarla 7 ayın zirvesini görmüştü. Petrol fiyatlarındaki aylık artış yüzde 10 olmuştu. Analistler, boğazın uzun süre kapanması durumunda petrol fiyatlarının 120- 150 dolara kadar çıkabileceğini öngörüyor.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) arz açığını kapatmak için üretimi artırması bekleniyor. OPEC, İsrail’in İran’daki hedeflere yönelik hava saldırısının ardından bugün kilit üyelerin katılımıyla yapılacak toplantıda arzın daha da artırılması seçeneğini ele alacak. OPEC, dördüncü çeyrekte aylık 137 bin varil üretim artışı sağlamıştı. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) petrol güvenliği sistemi, 1.2 milyar varilin üzerinde acil durum stokuna sahip ve bu sistem, dünya ekonomisinin korunmasında hayati önemde. Gerekirse bu stok kullanılabilir.

TANKER SAVAŞLARI HAFIZALARDA

1980-1988 İran-Irak savaşı sırasında, iki taraf da birbirinin petrol ihracatını aksatacak adımlar atmış, bu gerginlik ‘Tanker Savaşı’ olarak tarihe geçmişti. ABD’nin Bahreyn’de konuşlu 5. Filo’su bölgedeki ticari gemileri korumak için görevlendirilmişti.

SAVAŞ ZAMANLARINDA YATIRIM STRATEJİSİ

Savaş zamanında yatırım yapmak, yüksek risk ve belirsizlik içeren bir süreçtir. Elbette bu ortamlarda güvenli limanlara sığınmak isteyebiliriz. Ancak sert piyasa hareketlerine şahit olduğumuz bu ortamda hiçbir limanın güvenli olmadığını ‘12 gün savaşlarında’ öğrendik.

Yüz yıllardır güvenli liman olarak kabul edilen altın, savaş ve kriz zamanlarında ilk adres olur. Panik alımlarla fiyatlar sert yükselebilir. ‘Bu yükseliş fırsatını kaçırmak istemiyorum’ diyebilirsiniz. Ama en küçük iyimserlikte sert düşebilir. Kademeli alım riski azaltabilir.

Yine ‘petrol’ bu krizden doğrudan etkilenen bir yatırım aracı. İran dünya petrol rezervlerinin önemli bir kısmını elinde tutuyor ve aynı zamanda dünya petrol arzının yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı üzerinde etki sahibi. Burada yaşanabilecek bir krizin petrolde sert yükselişe neden olabileceği beklentisi oluştu. Bu gibi ortamda ‘fiyatı uçacak’ diyerek yatırım yapılan petrol de 13-24 Haziran 2025’te yatırımcısını yarı yolda bıraktı. Nitekim 66 dolardan 79 dolara çıkan petrol fiyatları yüzde 20 artmış olsa da sonra da yüzde 16 düşüşle hızlıca 66 dolara geriledi. Bireyler petrol gibi emtialara fon üzerinden yatırım yapabiliyor. Fonları anlık olarak alıp satmak mümkün değil. T+3 valörü uygulanıyor. Yani satış emri 3 gün sonra gerçekleşiyor. Dolayısıyla tepeden satmaya çalışanlar en düşükten satmak zorunda kaldı.

TL MEVDUAT ALTERNATİFİ

Risk almayıp nakitte kalmak isteyenler bu dönem TL’ye park edebilir. Bu noktada TL mevduat ve para piyasası fonları önemli fırsatlar sunuyor. Mevduat ‘Düşecek mi, uçacak mı?’ kaygısı olmadan yatırımcısına her gün sabit getiri sunuyor.

Elbette TL’de kalanların bir kısmı ‘Petrol fiyatları fırladı, cari açık artacak, döviz ihtiyacı olacak. Talepler dövizi yükseltir’ düşüncesine kapılabilir. Jeopolitik gerilim artsa da Merkez Bankası’nın rezervleri 200 milyar doların üzerinde yani rekor seviyede. Bu yüzden dövizde sert yükselişler karşı rezerv silahı hazır.

SEPET, SEPET, SEPET

Riski azaltmak ve fırsatlardan da yararlanmak için mutlaka sepet yapılmalı. Böylece bir yatırım enstrümanından kaybederken diğerinden artıya geçebilirsiniz. Yani kayıplar dengelenebilir.
Bir enstrümana hızlı yükselirken ve zirveye yakınken değil, düşerken herkes elini eteğini çekmişken yatırım yapmak daha çok kazandırır. Çünkü bu gibi durumlarda kâr marjı daha yüksek olur.
Savaş ortamında bir yatırım aracı sürekli yükselmeyebilir. Aynı şekilde düşüşe geçen bir yatırım aracının da sürekli değer kaybedeceği de düşünülmemeli. O yüzden panik satışlardan kaçınmak, nakit varsa düştükçe alım yapmak kaybınızı telafi etmenize yardımcı olur.